07/14/2006

sced340,chapter1

Chapter 1
Son yüzyıllarda bilim ve teknolojinin gelişimi hızlı bir değişimi de beraberinde getirdi. Bu değişime ayak uydurabilmek için de bilim ve teknoloji üzerinde çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bilim aslında, insanlığın ihtiyaçları uğrunda gösterdiği çabaların sonucunda gelişir. Bilim ve teknoloji karşılıklı etkileşim halinde gelişim gösterir ve toplumla birlikte şekillenir. Aslında herkes için bilim ve teknoloji çalışmalarının nasıl yapıldığını bilmek birer sorumluluktur, böylece kötü amaçlar güden çalışmaların yapılmasını engelleyebiliriz. Bilim, dünyanın doğasını anlamanın en etkin yoludur, sistematik olup delil ve teorilere dayanır. Gözlem metodundan da yararlanır. Teknoloji bilimden bira daha karmaşıktır. Kimileri teknolojiyi sadece bilimin uygulanmış hali olarak görür. Bunlara göre bilim adamları bilgiyi üretir, teknoloji uzmanları bu bilgilerden yola çıkarak teknolojik aletler üretirler. Eğer bu görüş doğru olsaydı, önceki yüzyıllarda teknolojinin olmadığını savunmamız gerekirdi. Fakat örneğin Mısır’daki piramitler bu tezi çürütmek için yeterli bir örnektir. Oysa teknoloji, yeteneklerin ürünü ve dünyayı kontrol edip şekillendirme bilgisidir. Bilim, teknoloji ve toplum ayrıştırılamaz bir bütündür. Modern dünyada neler olup bittiğini anlamak istiyorsak bu üçlü arasındaki bağıntıyı iyi kurmalıyız. Bilim ve teknoloji sosyal olgunun içerisindedir. Bilim ve teknoloji birbirini şekillendirirken, toplum her ikisini de şekillendiren ana unsurdur. Bilim ve teknoloji tarihte yaşanan olaylardan, bilim ve fikir adamlarından etkilenerek ve bu sayede gelişerek günümüze kadar gelmiştir. Bilim ve teknoloji geliştikçe problemleri ve fırsatları beraberinde getirir. Örneğin bilgisayarın gelişimi hayatın pek çok sahasında büyük kolaylıklar sağlarken, diğer yandan oyunlar, chat, messenger üzerinde fazla yoğunlaşıldığında zaman kaybından başka bir şey değildir. Ya da atom enerjisi pek çok alanda işimize yararken, bomba yapılıp insanları öldürmek için de kullanılabiliyor.

The comments are closed.